Kedi veya köpek sahibi olduğumuzda, onların sağlığı için aldığımız en önemli ve günlük kararlardan biri mama seçimidir. Pet shop raflarında veya internet sitelerinde binlerce farklı seçenek arasında gezinirken çoğunlukla “Bu mama hayvanı çok iyi tok tutuyor, hemen acıkmıyor” gibi yorumlara denk geliriz. Ancak ticari bir mamanın sadece tok tutması, o mamanın kaliteli ve besleyici olduğu anlamına gelmez.
Evcil hayvanınızın mamasını seçerken sadece ne kadar doyurduğuna veya porsiyon olarak ne kadar hacimli olduğuna bakmak büyük bir yanılgıdır. Çünkü kaliteli beslenme; sadece mideyi doldurmak ve anlık olarak karnı doyurmak değil; hücrelerin, organların ve bağışıklık sisteminin ihtiyaç duyduğu besin öğelerini doğru oranda almasını sağlamaktır. Gelin, dostlarımız için doğru beslenme planının şifrelerini birlikte inceleyelim.
Sağlıklı bir kuru mama seçimi yapılırken standart, tek tip bir formülden bahsetmek imkansızdır. Her canlının metabolizması kendine hastır ve seçim yaparken şu dinamikler mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır:
Yaş ve Yaşam Evresi: Yavru, yetişkin ve kıdemli (yaşlı) hayvanların enerji, kalsiyum ve protein ihtiyaçları tamamen farklıdır.
Kilo Durumu ve Aktivite Seviyesi: Evde tüm gün uyuyan kısırlaştırılmış bir kedi ile bahçede koşturan aktif bir köpeğin yakacağı kalori aynı olamaz.
Özel Sağlık İhtiyaçları: Alerjiler, hassas sindirim sistemleri, eklem problemleri veya kronik rahatsızlıklar doğrudan mama içeriğini belirler.
Kaliteli Protein Kaynakları: Kedi ve köpekler etobur ağırlıklı beslenen canlılardır. Mamanın ilk içeriğinde “kurutulmuş et” veya “taze et” gibi net ve kaliteli hayvansal protein kaynaklarının bulunması büyük önem taşır. “Et türevleri” veya aşırı tahıl (mısır, buğday) içeren mamalar posa bırakarak hayvanı tok tutsa da hücresel düzeyde yetersiz beslenmeye yol açar.
Düşük kaliteli içerikler veya aşırı yapay katkı maddeleri içeren mamalar, uzun vadede obezite, tüy dökülmesi, egzama ve kronik böbrek/karaciğer yetmezliklerine zemin hazırlayabilir. Bu durumu fark edip kaliteli bir mamaya geçiş yapmaya karar verdiğinizde ise en sık yapılan hata eski mamayı aniden kesip yenisine başlamaktır.
Evcil hayvanınızın sindirim sistemindeki yararlı bakteriler mevcut mamaya göre şekillenmiştir. Ani geçişler şiddetli ishal, kusma, gaz ve mide-bağırsak problemlerine neden olur. Yeni mamaya kademeli geçiş yapmak, sindirim sisteminin uyum sağlamasına yardımcı olur.
| Dönem / Günler | Eski Mama Oranı | Yeni Mama Oranı | Amacı |
| 1. ve 2. Gün | %75 | %25 | Sindirim sistemini yeni proteinle tanıştırma |
| 3. ve 4. Gün | %50 | %50 | Bağırsak florasının yarı yarıya uyum sağlaması |
| 5. ve 6. Gün | %25 | %75 | Geçişin büyük oranda tamamlanması, dışkı kontrolü |
| 7. Gün ve Sonrası | %0 (Tamamen Bitti) | %100 | Tamamen yeni mamaya geçiş |
Kuru mamalar doğası gereği %10’dan daha az nem içerir. Bu yüzden, özellikle kuru mama ile beslenen hayvanlarda yeterli su tüketimi mutlaka desteklenmelidir. İyi bir beslenme planı, sadece doğru mama seçimiyle değil, doğru su tüketimiyle tamamlanır.
Yeterli sıvı alamayan kedi ve köpeklerde idrar yoğunlaşır ve bu durum uzun vadede böbrek taşları, idrar yolu tıkanıklıkları (özellikle erkek kedilerde) ve böbrek yetmezliği ile sonuçlanır. Evin farklı noktalarında her zaman taze, temiz ve gerekirse hareketli (su pınarı) su kaynakları bulundurmak bu yüzden kritiktir.
Özetle; kaliteli mama sadece dostunuzun karnını doyuran değil, onun gelecekteki sağlığına, tüylerinin parlaklığına ve yaşam enerjisine yatırım yapan mamadır.
Minimal Veteriner Kliniği olarak, dostlarımızın hastalıklardan korunmasında en büyük gücün doğru beslenme olduğuna inanıyoruz. İzmir Karşıyaka ve Bostanlı bölgelerinde hizmet veren kliniğimizde; kedi ve köpeklerinizin yaşına, kilosuna, kan tahlili sonuçlarına ve klinik geçmişine uygun kişiselleştirilmiş sağlıklı kuru mama seçimi danışmanlığı sunuyoruz. Dostunuzun mevcut mamasından memnun değilseniz, kilo problemi varsa veya doğru mamayı bulmakta zorlanıyorsanız, uzman hekim kadromuzla ideal beslenme planını oluşturmak için bizimle dilediğiniz zaman iletişime geçebilirsiniz.